11.02.2020

Otizm Bize Ne Öğretti?

Not: Aşağıdaki yazı, kendime uyguladığım bir terapi yöntemidir, ciddiye almayınız.

Otizmli bir çocuğa sahip olmanın hep zorluklarından bahsedilir. Doğrudur da zordur gerçekten. Peki, otizmli bir çocuğun anne-babası olmak bize neler katıyor, bence bunları da konuşmak lazım.

1.02.2020

Taraf Olmak

Bu yazıyı okuyanların bir kısmı "çok safsın hocam" diyecek ama olsun.
"Taraf olmayan bertaraf olur." diye bir laf var ya işte ben o bertaraf olanlardanım.
En azından bu aralar öyle hissediyorum.
Taraf olmayı pek beceremiyorum.
Aklıma Sezen Aksu'nun şarkısı geliyor, hemen:
"Beni kategorize etme
Benle oynama
Yaftayı yapıştırıp
Bana isim koyma
Karikatürleştirme beni

(Bu arada şarkının söz ve müziği Bülent Ortaçgil'e aitmiş.)

31.01.2020

Çocukluğum

1973'te İzmit'te doğmuşum.
Çıkmaz sokakta bir müstakil evde.
O sokak bir yerlere çıkıyor şimdi, ev de yerinde yok zaten.
Fotoğraftakiler ablamla annem. Kucaktaki benim.
İkisi de hayatta değil.
70'li yıllardan aklımda pek bir şey yok aslında.
Üzerine şeker ekilmiş yağlı ekmeği yediğim demir parmaklıklı pencere kenarı,
Beyaz yakalı siyah önlüğüm,

Yakamı düğümleyen annemin çamaşır suyu kokan elleri, 
Ortasından tren geçen bir şehir ve her tren geçtiğinde pencereye koşup vagonları sayan bir çocuk,
Yer sofrası, kömür sobası ve üzerindeki güğüm,
Kızarmış ekmek ve biber kokusu,
Radyoda haftanın çocuk şarkısı:
"Bir dünya bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın göz yaşlarıyla
"

22.01.2020

Mutluluğa Dair Değildir!

"Evim Evim Güzel Evim"
Dianne Dengel
"Gelin...gelin..
Size mutluluğun sırrını vereceğim."
şeklinde bir giriş çok havalı olurdu ama...
Yok yapamam...
Umut tacirliği yapmayım şimdi durup dururken.

Yeterince maruz kalıyoruz buna.
Mutluluk, dediğimiz zaten sürekli bir şey de değil.
Etrafınızda 7/24 mutlu mutlu gezen bir insan çok sıkıcı olurdu herhalde.

Trajedi ile komedinin harman olduğu bir hayat yaşıyoruz, bu güzelim topraklarda.
Hem biz Doğuluyuz. 
(Burası da biraz karışık ya! Doğu'ya göre Batılı, Batılı toplumlara göre Doğulu hatta Orta Doğulu.)

18.01.2020

Kadın Olmak

Bizde kadın olmak zor.
Erkek olmanın bize verdiği yetkiye(!) dayanarak her şeylerine karışıp ahkâm kesebiliyoruz.
Rolümüz ne olursa olsun fark etmiyor.

Eski milletvekili, belediye başkanı, ilkokul müdürü, yan komşu... 
Kahvede, evde konuşulsa bir derece; twitter'dan falan kesiliyor ahkâmlar...
Ne zaman dışarı çıkabileceği,
Nasıl giyinmesi gerektiği,
Ne kadar gülebileceği,

Ne kadar okuması gerektiği,
Hangi mesleğe daha uygun olduğu,
Nasıl spor yapabileceği,
Kaç yaşında evlenmesi gerektiği...

Konuşuyoruz da konuşuyoruz...
Listeyi uzatmak mümkün...

13.01.2020

Medyum Şair

Hiç ruh çağırma seansına katıldınız mı?
Cevabınız hayır da olsa sanırım hepinizin gözünde yandaki fotoğrafa benzer bir sahne canlanmıştır. 
"Ey ruh buradaysan masaya üç defa vur!" falan...
Yazının konusu da tam bu işte: ruh çağırma.
Ruh çağıran kişi (ya da aynı ruh onu düzenli olarak ziyaret etmiş mi demek lazım, bilemedim) ünlü bir şair ve devlet adamı olunca işin rengi biraz değişiyor tabii. 
Şairin adını yazının sonuna kadar saklamaya kalkmayacağım.

9.01.2020

Ölümsüzlük

Bir ara pek meşhurdu ya, e-devletten ecdadımıza baktık, aslen nereliymişiz falan öğrendik. Kimimiz o kadar mutlu oldu ki sanal alemde paylaştı. 
O listeyi incelerken bir şey fark ettim (aferin bana).
Bir insan öldükten -en iyi ihtimalle- yüz yıl sonra onu tanıyan, hatırlayan, yâd eden kimse kalmıyor. Başka bir ifadeyle eğer geride kalıcı bir eser bırakamadıysanız vay halinize. Dünya üzerinde bugüne kadar yaşamış 109 milyar kişiden birisiniz o kadar. 
Araştırmalara göre Dünya'mız 4.54 milyar yaşında ancak bu tahminin hata payı da varmış: 50 milyon yıl! 

21.12.2019

Nazım Hikmet'e Dair

Nazım Hikmet
Şair Olacaksın!

Nazım Hikmet, edebiyatımızın en çok tartışılan isimlerinden biri, şüphesiz. Üzerindeki siyasi tartışmaları bir kenara koyarsak Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri olduğu sanırım, yadsınamaz.
Nazım, Bahriye Mektebinde öğrenciyken yolu, edebiyatımızın başka bir büyük şairi Yahya Kemal Beyatlı ile kesişir. Yahya Kemal, Nazım'ın tarih hocasıdır. Genç Nazım yazdığı bir şiiri Yahya Kemal'e gösterir. Gerisi Nazım'dan dinleyelim:

20.12.2019

Şiirin Canına Okuyorsun

Özdemir Asaf
Birkaç yıldır öğrencilerimden bir şiir ezberleyip uygun bir fon müziği eşliğinde, arkadaşları önünde okumalarını istiyorum.
Bunu yaparken birkaç hedefim var tabii: Şiire ilgi duysunlar, ezberlerinde en azından bir şiir olsun, şairlere aşina olsunlar vs.
Ama asıl hedefim onların öz güvenlerini artırmak. Bir topluluğa hitap edebilme noktasında küçük de olsa bir tecrübe kazandırmak. Günlük hayatta pek de kullanmadıkları onlara komik gelen sevgi sözcüklerini şairin ağzından da olsa söyletebilmek.
Konu şiir okuma olunca bir makalede rastladığım Özdemir Asaf'a ait bir anekdotu da anlatmam lazım. 
Olay, televizyonsuz yılların Türkiye'sinden. İşte o yıllarda "Edebiyat Matineleri" pek meşhurmuş. 
O da ne, demeyin efeniim. Şöyle oluyor: Etkinliğin düzenlendiği sinema ya da tiyatro salonunda hayranı olduğunuz şairlerin şiirlerini bizzat kendisinden dinliyorsunuz. Attila İlhan, Behçet Necatigil, Özdemir Asaf ve daha niceleri.

2.10.2019

Bir Tiryakinin Hezeyanları

Son zamanlarda sigaraya üst üste gelen zamlar biz tiryakileri zora soktu. Buna rağmen havalara girmedik de değil tabii. Malum, sigaraya verdiğimiz yüksek vergilerle devletin tüm yükünü omuzlarımızda hissediyoruz.
Sorumluluk büyük olunca bırakmak da zor oluyor tabii.

Araştırmacı bir yazar olarak bu sigara belasını memlekete kimlerin soktuğunu bulmayı da kendime görev bilmiş, bulunmaktayım.
(Alkış kıyamet...)
Ne faydası olacak bilmiyorum ama olsun.
Evet, sıkı durun her şey bir İngiliz oyunuymuş.