![]() |
| Didem Madak |
Şair Didem Madak, birçok şiirinde özlemle andığı annesi 38 yaşında kanserden öldüğünde 13 yaşındaydı. Ve onu ne zaman özlese bir şiir yazardı:
Ah'lar Ağacı Şiirinden...
...
İlk üç vişneyi verdiğinde bahçedeki ağaç
Annem sevindiydi hatırlarım.
Ah demişti.
Ah!
...
İlk üç vişneyi verdiğinde bahçedeki ağaç
Annem sevindiydi hatırlarım.
Ah demişti.
Ah!
Üç küçük kırmızı dünya verilmişti sanki ona.
Annem çok sevinmelerin kadınıydı.
Bazen sevinince annem gibi
Rengarenk reçeller dizerim kalbimin raflarına.
Annem çok sevinmelerin kadınıydı,
Sıcak yemeklerin.
Başına diktikleri o taş,
Ne zaman dokunsam soğuktur oysa.
...
2008'de annesinin adını verdiği kızı (Füsun) dünyaya geldiğinde şiir yazmayı bırakacaktı çünkü o artık iki kişilik bir kabilenin “me” isimli kölesiydi:
"Canım Kızım, sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek dertli de değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin. Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçımı tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya savuruyorum. Ben iki kişilik bir kabilenin me isimli kölesiyim. Çünkü sen acıktığında me diye ağlıyorsun ve ben bu ismimi seviyorum reis! Canım kızım, cehaletimden şair oldum... Annesizlikten. Sen sakın şair olma!"
Mektubunda "annesizlikten" şair olduğunu söyleyen Didem Madak, 2010 yılında -kızı henüz iki yaşında iken- kolon kanserine yakalanacak ve yaşamak için verdiği büyük mücadeleye rağmen 41 yaşında iken hayata veda edecekti.
Annem çok sevinmelerin kadınıydı.
Bazen sevinince annem gibi
Rengarenk reçeller dizerim kalbimin raflarına.
Annem çok sevinmelerin kadınıydı,
Sıcak yemeklerin.
Başına diktikleri o taş,
Ne zaman dokunsam soğuktur oysa.
...
2008'de annesinin adını verdiği kızı (Füsun) dünyaya geldiğinde şiir yazmayı bırakacaktı çünkü o artık iki kişilik bir kabilenin “me” isimli kölesiydi:
"Canım Kızım, sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek dertli de değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin. Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçımı tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya savuruyorum. Ben iki kişilik bir kabilenin me isimli kölesiyim. Çünkü sen acıktığında me diye ağlıyorsun ve ben bu ismimi seviyorum reis! Canım kızım, cehaletimden şair oldum... Annesizlikten. Sen sakın şair olma!"
Mektubunda "annesizlikten" şair olduğunu söyleyen Didem Madak, 2010 yılında -kızı henüz iki yaşında iken- kolon kanserine yakalanacak ve yaşamak için verdiği büyük mücadeleye rağmen 41 yaşında iken hayata veda edecekti.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız bizim için değerli. Lütfen yazıyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşınız.