Edebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.05.2010

Mektubun Ucunu Yakmak

Mektuplu yılları sonundan olsa yakalamış, mektup yazmış, almış ve hatta aldığı mektupları özenle saklamış biri olarak gelen her zarfa hâlâ mektup muamelesi yapıyorum. Artık kimsenin mektup yazmayacağını bile bile.
Sevimsiz ve bir o kadar da resmî olan evraklar veya bir türlü sıfırlanamayacak borçların yazılı olduğu kredi kartı hesap özetleri taşıdıklarından olacak, postacılar da eski postacı değil artık. Hepsinin de yüzüne yansımış sanki taşıdıkları. Çantalarında ne hasret ne de umut var. Kimse de onların yolunu gözlemiyor zaten. Kimseye görünmeden sessizce gelip gidiyorlar.

30.07.2006

2006 Mezunlarına

Yazılı olmasa da ben de karne aldım bugün.
Kiminin sarılmasında
Kiminin gözyaşında
Kiminin gülen gözlerindeydi karnem.
İlk ders
17 Kasım 1997
Şereflikoçhisar Çalören Lisesi.
Tam dokuz yıl geçmiş.
Yüzlerce öğrenci.
Binlerce 45 dakika.
Dokuz ayrı mezuniyet töreni.
Dokuz ayrı ayrılık.
Hiçbirinden ayrılmak bu kadar zor olmamıştı.
Ağlarım diyordum ama ağlamadım.
Onları gülümseyerek uğurladım.
Kaç kez vedalaştık bilmiyorum.
Karne verirken
Okul kapısında
Resim çektirirken
Arabama binip kaçarken...
Gözyaşlarımı kendime sakladım yine.
Dört yıl boyunca okuttuğum öğrencilerime onları ne kadar çok sevdiğimi hiç söylememişim. Çok şey söylememişim ama "sizi seviyorum" dememişim.
Yıllıklarında bana yazdıkları yazıda da yazıyordu.

"...Sevgili Hocam ne bizi haddimizi aşacak kadar şımarttınız ne de bizleri kendinizden uzaklaştıracak kadar soğuk davrandınız. Her şeyin ortasını bulmayı bildiniz. Sizin öğrenciniz olmaktan gurur duyuyoruz. Emekleriniz boşa gitmeyecek. İnanın sizi çok seviyoruz...."

Sevgiyi söylemek gerekiyor.
Satır aralarına bırakılmayacak kadar önemli. Duygularımın bir kısmını yine kendime sakladım. Bu yazıyı okuyamayacaklar biliyorum.
Ama işte söylüyorum.
Hepinizi çok seviyorum!

2006

1.05.2005

Terk Etmiyor Sevdan Beni

Hiçbir şey eskisi gibi değil aslında. Eskisi gibi olmasını da beklemiyorum zaten.
Kar, kış fark etmiyor, kırk dakikada bir de olsa kapı önlerinde beraberiz, son zamanlarda.
Beraberiz lafın gelişi onun benden haberi bile yok.
Güzelliği değilse de varlığı artık nefesimi kesiyor. Anlayacağınız tek taraflı yaşanıyor her ne yaşanıyorsa.
Bırakamıyorum.
Denedin mi diye sormuş olabilirsiniz, evet denedim ama nafile.
Bu satırları yazarken bile kara bir duman gibi çöküyor içime. Hatta tenime.
Düşüncesizlik, bağlılık, bağımlılık veya zayıflık ne derseniz deyin, kabulümdür.