Necip Fazıl ile Nazım Hikmet'in yolları ilk kez Bahriye Mektebinde kesişir. Necip Fazıl'dan birkaç yaş büyük olan Nazım Hikmet üst sınıftadır. Her iki öğrenci de daha o yıllarda geleceğin şairi olarak gösterilmektedir. Paris'ten henüz dönen Yahya Kemal Beyatlı da bu okulda öğretmenlik yapmaktadır. Gelin, tarih öğretmeni Yahya Kemal'i öğrencisi Necip Fazıl'dan dinleyelim:
Anekdot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anekdot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13.01.2026
22.08.2024
Komşu Abla
Yıl 1974.
Türkân Şoray’ın hayat arkadaşı Rüçhan Adlı, “Fahriye Abla” şiirinin film haklarını satın almıştır.
Proje hakkında konuşmak üzere Şoray için daha önce de senaryo yazan Selim İleri, Fahriye Abla şairi Ahmet Muhip Dıranas, Rüçhan Adlı ve Türkân Şoray bir araya gelir.
Birçok film projesinin konuşulduğu ama çok azının hayata geçebildiği yıllardır.
Dıranas’ın “Şiirler” adını verdiği tek şiir kitabı henüz çıkmıştır.
Birçok film projesinin konuşulduğu ama çok azının hayata geçebildiği yıllardır.
Dıranas’ın “Şiirler” adını verdiği tek şiir kitabı henüz çıkmıştır.
Şiir konusunda titiz davranıp az şiir yazan Dıranas; Fahriye Abla’nın yanı sıra Kar, Serenad, Olvido gibi şiirleriyle ünlü olsa da -tıpkı Hocası Tanpınar gibi- şiirlerini ölümünden kısa bir süre önce kitap haline getirebilmiştir.
Selim İleri’ye göre Türkân Şoray; içe dönük, az konuşan, mutsuz biridir. Onun için sadece sinema vardır ve tabii ki Selim İleri de Türkân Şoray’a âşıktır:
Selim İleri’ye göre Türkân Şoray; içe dönük, az konuşan, mutsuz biridir. Onun için sadece sinema vardır ve tabii ki Selim İleri de Türkân Şoray’a âşıktır:
30.03.2020
Yarısı Onun Hakkıdır
17.yüzyıl Osmanlı tarihçisi, Peçevili İbrahim; dalkavuklara, şaklabanlara fevkalade düşkün olan III. Murat'ı anlatırken bir fıkra nakleder:
Maskaranın biri maharetini gösterip parasını alacağı sırada,
Yok hünkarım! Bugün altın istemem, yüz değnek isterim, der.
Padişah sebebini sorunca
Hele ellisini vurdurun da o zaman sorun, der.
Padişah emreder, maskarayı falakaya yıkarlar.
Değnekler elli olunca "Durun!" der, maskara.
Benim bir ortağım var, ellisini de ona vurun!
Ortağının kim olduğunu sorarlar.
Ben ne zaman gelsem Bostancı, "Seni ben çağırdım, yarısı benimdir!" diyerek paranın yarısını zorla elimden alır, bugün de değneğin yarısı onun hakkıdır!" der.
Gülmekten katılan Padişah, maskaraya her zaman aldığı paranın iki mislini verirken Bostancıyı da elli değnek için falakaya yatırır.
İlgili Sayfa
Başka Bir Anekdot
21.12.2019
Nazım Hikmet'e Dair
![]() |
| Nazım Hikmet |
Nazım Hikmet, edebiyatımızın en çok tartışılan isimlerinden biri, şüphesiz. Üzerindeki siyasi tartışmaları bir kenara koyarsak Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri olduğu sanırım, yadsınamaz.
Nazım, Bahriye Mektebinde öğrenciyken yolu, edebiyatımızın başka bir büyük şairi Yahya Kemal Beyatlı ile kesişir. Yahya Kemal, Nazım'ın tarih hocasıdır. Genç Nazım yazdığı bir şiiri Yahya Kemal'e gösterir. Gerisi Nazım'dan dinleyelim:
20.12.2019
Şiirin Canına Okuyorsun
![]() |
| Özdemir Asaf |
Bunu yaparken birkaç hedefim var tabii: Şiire ilgi duysunlar, ezberlerinde en azından bir şiir olsun, şairlere aşina olsunlar vs.
Ama asıl hedefim onların öz güvenlerini artırmak. Bir topluluğa hitap edebilme noktasında küçük de olsa bir tecrübe kazandırmak. Günlük hayatta pek de kullanmadıkları onlara komik gelen sevgi sözcüklerini şairin ağzından da olsa söyletebilmek.
Konu şiir okuma olunca bir makalede rastladığım Özdemir Asaf'a ait bir anekdotu da anlatmam lazım.
Olay, televizyonsuz yılların Türkiye'sinden. İşte o yıllarda "Edebiyat Matineleri" pek meşhurmuş.
O da ne, demeyin efeniim. Şöyle oluyor: Etkinliğin düzenlendiği sinema ya da tiyatro salonunda hayranı olduğunuz şairlerin şiirlerini bizzat kendisinden dinliyorsunuz. Attila İlhan, Behçet Necatigil, Özdemir Asaf ve daha niceleri.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





