13.01.2026

Necip Fazıl Anlatıyor...


Necip Fazıl ile Nazım Hikmet'in yolları ilk kez Bahriye Mektebinde kesişir. Necip Fazıl'dan birkaç yaş büyük olan Nazım Hikmet üst sınıftadır. Her iki öğrenci de daha o yıllarda geleceğin şairi olarak gösterilmektedir. Paris'ten henüz dönen Yahya Kemal Beyatlı da bu okulda öğretmenlik yapmaktadır. Gelin, tarih öğretmeni Yahya Kemal'i öğrencisi Necip Fazıl'dan dinleyelim:

Didem Madak

Didem Madak
Füsun’dan Füsun’a Evrilen Kısa Bir Hayat...

Şair Didem Madak, birçok şiirinde özlemle andığı annesi 38 yaşında kanserden öldüğünde 13 yaşındaydı. Ve onu ne zaman özlese bir şiir yazardı:

Ah'lar Ağacı Şiirinden...
...

İlk üç vişneyi verdiğinde bahçedeki ağaç
Annem sevindiydi hatırlarım.
Ah demişti.
Ah!

22.08.2024

Komşu Abla

Yıl 1974. 
Türkân Şoray’ın hayat arkadaşı Rüçhan Adlı, “Fahriye Abla” şiirinin film haklarını satın almıştır. 
Proje hakkında konuşmak üzere Şoray için daha önce de senaryo yazan Selim İleri, Fahriye Abla şairi Ahmet Muhip Dıranas, Rüçhan Adlı ve Türkân Şoray bir araya gelir.
Birçok film projesinin konuşulduğu ama çok azının hayata geçebildiği yıllardır.
Dıranas’ın “Şiirler” adını verdiği tek şiir kitabı henüz çıkmıştır. 
Şiir konusunda titiz davranıp az şiir yazan Dıranas; Fahriye Abla’nın yanı sıra Kar, Serenad, Olvido gibi şiirleriyle ünlü olsa da -tıpkı Hocası Tanpınar gibi- şiirlerini ölümünden kısa bir süre önce kitap haline getirebilmiştir.
Selim İleri’ye göre Türkân Şoray; içe dönük, az konuşan, mutsuz biridir. Onun için sadece sinema vardır ve tabii ki Selim İleri de Türkân Şoray’a âşıktır:

11.09.2022

Aşk, İhanet, Cinayet vs.

Celile Hanım
Aşk, ihtiras, ihanet, cinayet, ayrılık, sürgün, hapis, intihar teşebbüsü ne arasanız var, edebiyat dünyasında. Yanlış anlaşılmasın, romanlardan bahsetmiyorum. Bahsettiğim şair ve yazarların kendi hayatı. 
Millet olarak pek severiz bu konuları (Yazar bu cümle ile kendini toplumdan soyutlama çabasındadır)
Efendim malumunuz edebiyat öğretmeni olduğum için derslerimde sık sık sanatçıların hayatlarına değiniyorum.
Öğrencilerin, bir şair ya da yazarın hayatını dinlerken sahip oldukları tek motivasyon ilgili sanatçının sınavda çıkma ihtimalidir.
Ancak ne zaman ki hayatlarına dair birkaç anekdot anlatırsak işte o zaman işin rengi değişmeye başlar. Kitaptaki o siyah beyaz fotoğraf, birden ete kemiğe bürünüp gerçek bir insana dönüşür.

27.05.2022

Nerede Hata Yapıyoruz?

Nerede hata yapıyoruz?
Dönemler değişse de demokrasi anlayışımız pek değişmiyor.
Millet olarak aynı şeyleri yaşayıp yaşayıp duruyoruz.
Demokrasi anlayışımız gücü ele geçirmek için bir araç olmaktan öteye gitmiyor.
Gücü eline geçiren de kendi dünya görüşünü hakim kılmak için toplum mühendisliğine soyunuyor. Her şeyi kontrol etmek istiyor.
Kendini iktidarın dünyasına yakın görenler de şimdi ezme sırası bizde diyor.

26.12.2020

Yeni Bir Dünya

Neredeyse tüm dünyayı saran bir virüs nedeniyle zor günler geçiriyoruz. İnsanoğlu, bu virüsü de yenecek ama yaşadıklarından ders almazsa kendi kıyametine doğru hızla yol almaya devam edecek.
Betonlaştırdığımız toprak, kirlettiğimiz hava ve su, katlettiğimiz canlı türleri kısacası doğa bizden hesap soracak.

Belki de "İnsanlığın 100 yılı kaldı" diyen ünlü fizikçi Stephen Hawking haklı çıkacak. Bilim insanlarının yaşanabilecek yeni bir gezegen arama çalışmaları boşuna değil.
Uluslararası Gıda ve Kalkınma Politikaları Araştırma Enstitüsüne göre dünyada 815 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor. 

2.10.2020

Hiçbir Şey Üzerine

Sayfamdaki iki yazı taslak olarak kalmış, nedense bitirmemişim. Biri korona hakkında. Okuyunca fena değil gibi geldi ama pek güncel değil artık. Birkaç espri birkaç mesaj. Aydın(!) ukalalığı falan.
Üzerinden çok şey geçmiş, birçok şey değişmiş. Bir kere her "covid"liyi hasta saymıyoruz artık. Hem Sayın Bakan'a bakarsak tünelin ucunu da görmüşüz!!!
Bu arada her yer açık, sadece okullar kapalı. Özel okullar, dershaneler hatta destekleme kursları bile açık ama okullar kapalı. Uzaktan ders yapıyoruz. Uzaktan dersleri de dershane saatlerine göre ayarlıyoruz ki öğrenci derse girebilsin.

30.03.2020

Yarısı Onun Hakkıdır

17.yüzyıl Osmanlı tarihçisi, Peçevili İbrahim; dalkavuklara, şaklabanlara fevkalade düşkün olan III. Murat'ı anlatırken bir fıkra nakleder: 
Maskaranın biri maharetini gösterip parasını alacağı sırada, 
Yok hünkarım! Bugün altın istemem, yüz değnek isterim, der. 
Padişah sebebini sorunca 
Hele ellisini vurdurun da o zaman sorun, der. 
Padişah emreder, maskarayı falakaya yıkarlar. 
Değnekler elli olunca "Durun!" der, maskara.
Benim bir ortağım var, ellisini de ona vurun!
Ortağının kim olduğunu sorarlar. 
Ben ne zaman gelsem Bostancı, "Seni ben çağırdım, yarısı benimdir!" diyerek paranın yarısını zorla elimden alır, bugün de değneğin yarısı onun hakkıdır!" der. 
Gülmekten katılan Padişah, maskaraya her zaman aldığı paranın iki mislini verirken Bostancıyı da elli değnek için falakaya yatırır.

İlgili Sayfa


Başka Bir Anekdot

19.03.2020

Dalkavukluğun Tarifesi

Dalkavuk
"Demokrasisi kıt olan memleketin dalkavuğu çok olurmuş." Bu söz daha önce söylenmediyse tarihe not düşüyorum, söz benimdir:)
Hemen klavyenize sarılmayın, siyasi mesajlar vermeye niyetim yok. Zaten birazdan yazıyı birkaç tatlı anekdota bağlayıp kaçacağım.
Hemen her toplum ve devirde görülebilen bu tipler, kabul edelim ki demokrasinin pek uğramadığı Doğu toplumlarında daha çok görülüyor.
Birinci Dünya Savaşı'nda 4.Ordu Komutanı Cemal Paşa'nın emir subayı olarak Kudüs ve Suriye'de bulunan ünlü yazar Falih Rıfkı Atay, o dönem yaşadıklarını ve gözlemlerini Zeytindağı adlı kitabında anlatır. İşte o kitaptan bir bölüm:

19.02.2020

Blog Ödevi

11.sınıf öğrencilerimden, bir blog açıp burada düzenli olarak yazı yazmalarını istedim. Bir kısmı bu ödevi heyecanla karşılarken bir kısmı da ödevden memnun kalmadı. 
Kabul etmeliyiz ki toplum olarak okuyup yazmaya pek meraklı değiliz. Hatta bu tür işler için pek sabrımız da yok.
Bu yazıyı onları yüreklendirmek için yazıyorum. "Siz de yazabilirsiniz. Yeter ki biraz emek verin, sabredin ve samimi olun." demek istiyorum.